Skip to content Skip to footer

Bukalemun

Bukalemun Nedir, Nasıl Renk Değiştirir? Özellikleri ve Yaşamı

Bir dalın üzerinde dakikalarca kıpırdamadan duran, sonra bir anda dilini fırlatıp avını kapan bu tuhaf canlıyı ilk kez gördüğünüzde ne düşünürsünüz? Muhtemelen “bu gerçek olamaz” dersiniz. Ama bukalemunlar son derece gerçek hem de 60 milyon yıldır bu gezegenin sakinleri.

Emaar Akvaryum’da Senegal bukalemununu (Chamaeleo senegalensis) yakından görebilir, renk değiştirme anlarına tanık olabilir ve bu olağanüstü sürüngenlerin dünyasına adım atabilirsiniz. Gelin, birlikte bu küçük “yer aslanlarının” sırlarını keşfedelim.

Bukalemun Nedir? Kısaca Tanıyalım

Bukalemun, sürüngenler sınıfına ait Chamaeleonidae familyasından bir kertenkele türüdür. Ama onu sıradan bir kertenkele olarak düşünmek büyük hata olur. Birbirinden bağımsız hareket eden gözleri, vücut uzunluğunun 1,5 katına ulaşabilen yapışkan dili, kavrayıcı kuyruğu ve tabii ki meşhur renk değiştirme yeteneği… Bukalemunlar, evrimsel açıdan gerçek bir başyapıt.

İsmi de bir o kadar ilginç. “Bukalemun” kelimesi Arapça bū qalamūn‘dan geliyor. Yunanca karşılığı ise chamailéōn, yani “yer aslanı.” Küçük boyutlarına rağmen bu ismi hak ettiklerini, yazının ilerleyen bölümlerinde anlayacaksınız.

Bilimsel Sınıflandırma

Sınıf: Reptilia (Sürüngenler)
Takım: Squamata (Pullular)
Familya: Chamaeleonidae (Bukalemungiller)
Bilinen tür sayısı: 200’den fazla
Ortalama boy: 12–60 cm (türe göre değişir)
Ortalama ömür: 3–10 yıl

Bukalemun Gerçekten Neden Renk Değiştirir?

Hemen söyleyelim: bukalemunların renk değiştirmesinin asıl sebebi çevreye uyum sağlamak değil. Evet, yıllarca bize böyle öğretildi ama bilim başka bir şey söylüyor.

Bukalemunlar zaten doğal halleriyle yeşil, kahverengi veya gri tonlarında bulundukları ortama oldukça iyi uyum sağlıyor. Yani kamuflaj için ekstra bir renk değişimine ihtiyaçları yok. Peki o zaman neden bu kadar çarpıcı renkler?

İletişim ve Duygu İfadesi

Bukalemunlar renk değiştirmeyi bir nevi “beden dili” olarak kullanıyor. Kızgınlık, korku, çiftleşme isteği ya da bölge savunması gibi durumlarda renkleri dramatik biçimde değişiyor. İki erkek bukalemun karşılaştığında adeta bir renk yarışına girerler ve hangisinin renkleri daha parlak ve etkileyiciyse, o galip gelir. Kaybeden taraf renklerini söndürür ve geri çekilir. Oldukça centilmence bir kavga yöntemi, değil mi?

Çiftleşme döneminde ise erkekler dişileri etkilemek için en parlak ve canlı renklerini sergiler. Dişi ilgileniyorsa o da renk değiştirir. İlgilenmiyorsa koyu tonlara bürünerek “hayır” mesajı verir. Bu açıdan bakarsanız bukalemunlar arasında iletişim kopukluğu pek yaşanmıyor.

Vücut Sıcaklığını Düzenleme

Soğukkanlı canlılar olduğu için bukalemunlar vücut ısılarını çevreden alırlar. Sabahları güneş ışığını daha fazla emmek için koyu renklere bürünür, sıcak saatlerde ise açık tonlara geçerek ısı emilimini azaltırlar. Kışın koyu, yazın açık işin mantığı aslında bu kadar basit.

Peki Renk Değişimi Nasıl Gerçekleşiyor?

İşte asıl büyüleyici kısım burası. Uzun süre bukalemunların derilerindeki pigment hücrelerini (kromatoforları) kullanarak renk değiştirdiği düşünüldü. Ancak 2015 yılında Cenevre Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma her şeyi değiştirdi.

Bukalemunların derisinin altında iridofor adı verilen özel hücre katmanları bulunuyor. Bu katmanlar nano boyutlu guanin kristalleri içeriyor. Bukalemun sakinken kristaller birbirine yakın duruyor ve mavi ışık yansıtıyor. Derideki sarı pigmentlerle birleşince de yeşil görünüm ortaya çıkıyor. Hayvan uyarıldığında ise kristaller arasındaki mesafe açılıyor ve daha uzun dalga boyları; turuncu, kırmızı, sarı yansımaya başlıyor.

Yani bukalemunlar aslında birer “canlı prizma” gibi çalışıyor. Pigment değil, fizik kullanıyorlar. Doğanın mühendisliği dediğimiz şey tam olarak bu.

Bukalemunun Fiziksel Özellikleri

Renk değiştirme yeteneği bir yana, bukalemunların vücudu başlı başına bir evrim harikası. Her bir organı, ağaç üstü yaşama mükemmel uyum sağlamış.

Gözleri Birbirinden Bağımsız Hareket Eder

Bukalemunların gözleri birbirinden bağımsız hareket eder. Bir gözüyle önündeki böceği takip ederken, diğeriyle arkadan gelebilecek tehlikeyi kontrol edebilir. Konik bir kas yapısı içindeki gözler, neredeyse 180 derecelik bir açıyla dönebiliyor. Bu da toplamda yaklaşık 360 derecelik bir görüş alanı demek. Pilotlar bile kıskanır.

Dili Jet Uçağından 5 Kat Hızlı

Bukalemunun en etkili silahı dilidir. Vücut uzunluğunun yaklaşık 1–1,5 katı kadar uzayabilen bu dil, saniyenin çok küçük bir kesirinde fırlatılır. Ucundaki yapışkan bölüm bir vakum etkisi yaratarak avı anında yakalar. Dil hızı konusunda yapılan ölçümlerde, bir jet uçağının ivmelenmesinden 5 kat daha hızlı olduğu tespit edilmiş. Bu kadar yavaş hareket eden bir canlının bu denli hızlı bir silaha sahip olması doğanın en büyük ironilerinden biri.

Ayakları ve Kuyruğu Dalları Kavrar

Bukalemunların ayak parmakları kendi aralarında birleşerek bir kıskaç yapısı oluşturur. Ön ayaklarda üç parmak içte, iki parmak dışta; arka ayaklarda ise tam tersi bir düzen var. Bu sayede dalları son derece sağlam kavrayabilirler. Kuyruğu ise prehensil  yani kavrayıcı bir yapıda. Dalların etrafına sarılarak ekstra bir tutunma noktası sağlar. Bukalemunlar ağaçtan düşmez denilebilir.

Vücut Yapısı

Vücutları yanlardan basıktır, bu da dallar arasında hareket etmeyi kolaylaştırır. Başlarının üstünde miğfer şeklinde bir çıkıntı bulunur. Bazı türlerde  örneğin Jackson bukalemununda  kafada boynuz benzeri yapılar da görülür. Genel boyutları türe göre büyük farklılıklar gösterir: en küçük tür olan Brookesia micra sadece 2,5 cm iken, en büyük türler 60 cm’i geçebilir.

Bukalemun Nerede Yaşar?

Bukalemunların ana vatanı Afrika kıtasıdır. Türlerin yarısından fazlası Madagaskar adasına özgüdür  burası adeta bukalemun cenneti. Geri kalan türler Afrika’nın çeşitli bölgelerinde, Orta Doğu’da, Hindistan’da ve Sri Lanka’da dağılım gösterir.

Peki ya Türkiye? Evet, ülkemizde de bukalemun yaşıyor. Bayağı bukalemun (Chamaeleo chamaeleon) olarak bilinen tür, Ege ve Akdeniz kıyılarında özellikle İzmir’den güneye doğru uzanan sahil şeridinde görülür. Ancak sayıları oldukça az ve doğadan toplanmaları en büyük tehditlerden biri. Eğer doğada bir bukalemunla karşılaşırsanız, lütfen onu yerinde bırakın.

Yaşam Alanı Tercihleri

Çoğu bukalemun türü ağaçlarda yaşamayı tercih eder. Tropik ve yarı tropik ormanlık alanlar, makilik bölgeler ve hatta bazı çöl kenarları onların doğal habitatıdır. Brookesia cinsine ait bazı küçük türler ise ağaçlar yerine yer seviyesinde, yaprak döküntülerinin arasında yaşar.

Bukalemun Ne Yer? Beslenme Alışkanlıkları

Bukalemunlar ağırlıklı olarak böceklerle beslenen etçil canlılardır. Doğal ortamlarında sinekler, çekirgeler, cırcır böcekleri, peygamberdevesi ve karıncalar ana menülerini oluşturur. Büyük türler örneğin Parsons bukalemunu zaman zaman küçük kuşları ve diğer kertenkeleleri bile avlayabilir.

Avlanma stratejileri oldukça sabırlıdır. Bir dalda saatlerce hareketsiz bekler, gözlerini bağımsız olarak çevrede gezdirerek avını tespit eder. Hedef dil menzilindeyken yani yaklaşık bir vücut boyu mesafedeyken ağzını yavaşça açar ve dilini inanılmaz bir hızla fırlatır. Av, ne olduğunu anlamadan bukalemunun midesine inmiş olur.

Bazı türler bitkisel besinlerle de ilgilenir. Özellikle peçeli bukalemun yaprak ve çiçeklerle de beslenir. Ama genel kural şu: bukalemunlar canlı, hareket eden yiyecekleri tercih eder.

Bukalemun Türleri

200’den fazla tür barındıran bukalemun ailesi, inanılmaz bir çeşitlilik sunar. İşte en dikkat çekici olanlardan bazıları:

Senegal Bukalemunu (Emaar Akvaryum’da Görebilirsiniz)

Bilimsel adıyla Chamaeleo senegalensis, Batı Afrika’ya özgü bir türdür. Senegal, Mali, Nijerya ve Kamerun’da nemli savanlarda ve kuru ormanlık alanlarda yaşar. Boyları 20–30 cm arasında değişir ve erkekler genelde dişilerden biraz daha küçüktür. Doğal haliyle zeytin yeşili ve kahverengi tonlarında olan bu tür, çiftleşme döneminde canlı yeşillerden koyu toprak tonlarına kadar geniş bir renk yelpazesinde değişim gösterir. Böceklerle beslenir, özellikle çekirge ve cırcır böceklerini tercih eder. Dişiler yılda 2–3 kez yumurtlayabilir ve her seferinde 15–70 arası yumurta bırakır. Uygun bakım koşullarında 5–10 yıl yaşayabilirler. Emaar Akvaryum’da bu türü yakından gözlemleme şansınız var.

Peçeli (Yemen) Bukalemunu

En büyük türlerden biridir. Erkekler 60 cm’e ulaşabilir. Kafasındaki yüksek “kask” yapısı ile hemen tanınır. Bu kask aslında çöl gecelerindeki nemi toplayıp ağzına yönlendiren doğal bir su toplama sistemidir. Yemen ve Suudi Arabistan’ın dağlık bölgelerine özgüdür.

Panter Bukalemunu

Madagaskar’ın gururu olan bu tür, bukalemunlar arasında en geniş renk paletine sahip olanlardandır. Erkekleri turkuaz, kırmızı, turuncu ve yeşilin onlarca tonunda renk değiştirebilir. Her bölgedeki popülasyonun kendine özgü bir renk şeması var.

Jackson Bukalemunu

Kafasında üç adet boynuz benzeri çıkıntısıyla küçük bir triceratops’u andırır. Doğu Afrika’ya özellikle Kenya ve Tanzanya’ya özgüdür. Yumurta yerine canlı doğum yapan nadir bukalemun türlerinden biridir.

Bayağı (Akdeniz) Bukalemunu

Tüm bukalemun türleri arasında en geniş coğrafi dağılıma sahip olanıdır. İspanya’dan Suriye’ye kadar Akdeniz havzasında yaşar. Türkiye’deki tek doğal bukalemun türüdür. Ortalama boyu 30 cm civarında, ömrü ise yaklaşık 3–4 yıldır.

Brookesia Micra

Dünyanın en küçük sürüngenlerinden biri olan bu Madagaskar türü, bir kibrit başına sığacak kadar küçüktür. Yetişkin bireylerin boyu sadece 2,5 cm’dir. Keşfedildiği 2012 yılında bilim dünyasında büyük heyecan yaratmıştı.

Bukalemunun Üremesi

Bukalemunlarda iki farklı üreme yöntemi görülür. Çoğu tür yumurtlayarak ürer. Dişi bukalemun, çiftleşmeden 3–6 hafta sonra toprağa kazdığı bir çukura yumurtalarını bırakır ve üzerini örter. Yumurta sayısı türe göre değişir: küçük türler 2–4, büyük türler 80–100 arasında yumurtlayabilir. Kuluçka süresi oldukça uzundur  türe bağlı olarak 4 ile 24 ay arasında değişir. Hatta Parsons bukalemununun yumurtalarının açılmasının iki yılı bulduğu düşünülüyor.

Jackson bukalemunu gibi bazı türler ise canlı doğum yapar. Yumurtalar annenin vücudunda gelişir ve yavrular doğrudan dünyaya gelir.

İlginç olan şu: yavru bukalemunlar doğar doğmaz hayatta kalmayı bilirler. Ebeveyn bakımı yoktur. Birkaç gün içinde böcek avlamaya başlarlar. Birçok tür birinci yaşını doldurmadan cinsel olgunluğa ulaşır.

Bukalemunlar Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bukalemun zehirli mi?

Hayır. Bukalemunların zehri ya da zehirli dişleri yoktur. İnsana zarar verecek bir savunma mekanizmaları bulunmaz. Tehdit altında hissettiklerinde vücutlarını şişirir, ağızlarını açar ve tıslarlar. Bazıları ısırabilir ama bu ciddi bir yaralanmaya yol açmaz.

Bukalemun her renge bürünebilir mi?

Hayır, bu yaygın bir yanılgıdır. Her türün belirli bir renk skalası vardır ve bu skalanın dışına çıkamazlar. Örneğin saf beyaz, saf siyah, pembe veya floresan renkler bukalemunların kapasitesinin ötesindedir. Genelde yeşil, sarı, kahverengi, turuncu, kırmızı ve mavi tonları arasında geçiş yaparlar.

Bukalemun evde beslenebilir mi?

Teknik olarak evet, ama kolay değildir. Bukalemunlar strese son derece duyarlı canlılardır. Yanlış sıcaklık, yetersiz nem, uygun olmayan aydınlatma veya beslenme eksiklikleri çok kısa sürede ölümcül sonuçlara yol açabilir. Günde 20–30 canlı böcek temin etmek, UVB ışığı sağlamak, uygun bir terraryum kurmak ve düzenli veteriner kontrolü yaptırmak gerekir. Sürüngen bakımı konusunda deneyimli olmayan kişilere önerilmez.

Ve çok önemli bir not: doğadaki bukalemunları alıp eve getirmek hem yasalara aykırıdır hem de hayvan için son derece zararlıdır. Doğada gördüğünüz bukalemunları lütfen yerinde bırakın.

Bukalemunlar duyabiliyor mu?

Bukalemunların dış kulakları yoktur ve duyma kapasiteleri oldukça sınırlıdır. Ancak bazı frekansları titreşim olarak algılayabildikleri düşünülüyor. Bu eksikliği telafi etmek için görme duyularını olağanüstü bir seviyeye geliştirmişlerdir.

Bukalemun ne kadar yaşar?

Ortalama ömürleri 3–10 yıl arasında değişir. En kısa ömürlü tür olan Furcifer labordi sadece yaklaşık bir yıl yaşar bu onu bilinen en kısa ömürlü dört ayaklı omurgalı yapar. Büyük türler ve uygun bakım koşullarında beslenenler 10 yılı aşabilir. Erkekler genelde dişilerden daha uzun yaşar.

Bukalemunun Davranış Özellikleri

Bukalemunlar yalnız yaşayan hayvanlardır. Bir terraryuma iki bukalemun koyduğunuzda genelde olan şey şudur: biri strese girer, yemek yemez ve hastalanır. Doğada da birbirleriyle karşılaştıklarında ilk tepkileri genellikle saldırganlıktır özellikle iki erkek arasında.

İki erkek bukalemun karşı karşıya geldiğinde önce renkler konuşur. Her ikisi de en parlak ve etkileyici renklerini sergiler, vücutlarını şişirir ve yana dönerek mümkün olduğunca büyük görünmeye çalışır. Bu gösteriş genellikle birkaç dakika sürer. Eğer taraflardan biri geri adım atmazsa işler fiziksel kavgaya dönüşebilir. Erkeklerin bazı türlerinde bulunan boynuzlar bu kavgalarda ciddi yaralanmalara neden olabilir. Kavgayı kaybeden bukalemun renklerini söndürür koyu, solgun bir tona geçer ve sessizce uzaklaşır.

Dişilerle etkileşim ise bambaşkadır. Çiftleşme döneminde erkek, canlı ve parlak renklerle kur yapar. Dişi ilgileniyorsa daha açık tonlara geçer; ilgilenmiyorsa koyu renkler ve agresif vücut dili ile reddettiğini belli eder. Bazı araştırmalar, bazı erkek bukalemunların dişileri taklit ederek yani daha soluk renkler göstererek rakiplerinden kaçındığını ortaya koymuştur. Doğada strateji her zaman kaba kuvvetten daha etkili olabiliyor.

Hareket Tarzı

Bukalemunlar muhtemelen doğanın en yavaş kertenkeleleridir. Bir dal üzerinde dakikada en fazla 12 adım atabilirler. Her adımda vücudu öne-arkaya sallarlar  bu hareketin rüzgarda sallanan bir yaprağı taklit etmek için evrimleştiği düşünülüyor. Yavaş ama etkili bir kamuflaj stratejisi.

Ancak bu sakinlik, dillerinin hızıyla taban tabana zıttır. Dakikalar süren hareketsiz bir bekleyişin ardından dil saniyenin yüzde birinde fırlatılır. Yani bukalemunlar “bekle ve vur” stratejisinin en iyi temsilcileri.

Bukalemunların Sağlık Sorunları

Esaret altında beslenen bukalemunlar birkaç yaygın sağlık sorunuyla karşılaşır. Bunların başında metabolik kemik hastalığı gelir. UVB ışığı eksikliği ve yetersiz kalsiyum alımı sonucunda kemikler yumuşar ve deforme olur. Erken teşhis edilmezse ölümcül olabilir.

A vitamini eksikliği de sık görülür. Bukalemunların doğal diyetinde yeterli A vitamini kaynağı bulmak kolay değildir, bu yüzden esaret koşullarında takviye gerekir.

Solunum yolu enfeksiyonları, özellikle nem ve sıcaklık dengesinin bozulduğu ortamlarda yaygındır. Bukalemunun ağzını açık tutması, sümüklü burun akıntısı veya hırıltılı solunum bu tür bir enfeksiyonun belirtileri olabilir.

Stres ise tüm bu sorunların tetikleyicisidir. Yanlış ortam koşulları, aşırı elleme, yüksek ses veya başka bir bukalemunun varlığı bile stresin artmasına neden olabilir. Stresli bir bukalemun bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalıklara kapı aralanır.

Bukalemun ve Popüler Kültür

Bukalemunlar, renk değiştirme yetenekleri sayesinde kültürel bir simgeye dönüşmüştür. “Bukalemun gibi” ifadesi, çevresine göre sürekli değişen kişiler için kullanılır. Edebiyattan müziğe, sinemadan günlük dile kadar pek çok alanda karşımıza çıkar.

Ancak popüler kültürdeki bukalemun imgesi çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Çizgi filmlerdeki gibi bir anda çevredeki herhangi bir rengi veya deseni kopyalayamazlar. Renk değişimleri belirli bir skaladır ve çoğunlukla iletişim amaçlıdır.

Bukalemunlar Tehdit Altında mı?

Birçok bukalemun türü habitat kaybı, ormansızlaşma ve yasa dışı hayvan ticareti nedeniyle ciddi tehdit altındadır. Özellikle Madagaskar’daki orman tahribatı, ada endemiklerinin geleceğini karartıyor.

Türkiye’deki bayağı bukalemun popülasyonu da azalma eğiliminde. Kıyı yapılaşması, tarım ilaçları ve maalesef doğadan toplanarak satılması en büyük tehditler arasında. IUCN Kırmızı Listesi’nde şu an “Asgari Endişe” (LC) kategorisinde yer alsa da yerel popülasyonlar için durum daha kaygı verici olabilir.

Emaar Akvaryum’da Bukalemun Deneyimi

Bukalemunları doğal ortamında gözlemlemek her zaman mümkün olmayabilir  sonuçta kamuflaj konusunda oldukça yetenekliler. Ama Emaar Akvaryum’da Senegal bukalemununu (Chamaeleo senegalensis) yakından tanıma şansınız var.

Batı Afrika’nın nemli savanlarından gelen bu tür, doğal habitatını yansıtan özel bölümde yaşıyor. Zeytin yeşili tonlarındaki vücudu, birbirinden bağımsız dönen gözleri ve sabırlı avlanma tekniğiyle ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken canlılardan biri. Bukalemunun dakikalarca hareketsiz durup, bir anda dilini fırlatarak avını yakaladığı anı görmek  bunu canlı olarak izlemek, hiçbir belgeselin veremeyeceği bir deneyim.

Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi, 500’den fazla tür ve 20.000’i aşkın canlıya ev sahipliği yapmaktadır. Senegal bukalemunu da bu zengin koleksiyonun önemli bir parçasıdır.